Kategoriler
Düğün Hazırlık

HAYALİNİZDEKİ SAÇ MODELİNİN ZAMANI!

HAYALİNİZDEKİ SAÇ MODELİNİN ZAMANI!

İşte hayallerinizi süsleyen saç modelinin gerçekleşmesi artık çok yakın. Düğününüzde mükemmel olmayı ve kusursuz bir görünüm sergilemeyi düşünüyorsunuz. Bunu gerçekleştirmenin en önemli şartlarından biri, hatta belki de en önemlisi çok şık bir saç modelidir. Tabii sadece saç modeli yetmez! Unutmayın siz gelinsiniz! O şık tasarlanmış saçınızın üstünde bir de mükemmel bir taç sizi o gecenin prensesi olarak yüceltecektir. Tabii ki, tacın seçimi de gelinliğiniz, saç modeliniz ve düğün ortamının özellikleri hesaba katılarak yapılmalıdır. Gelin başı tasarımı yapmak her kuaförün harcı değildir. Sonra pişman olmamak için, bu konuda işinin uzmanı olan bir kuaför seçmelisiniz. Gelin başı söz konusu olduğunda fiyatlar biraz daha yükselmektedir. Ancak hayatta bir kez olacak ve resimlerinizde bir ömür boyu sizle yaşayacak olan düğününüzde mükemmel görünmek her şeyden daha değerli olsa gerek.

“Tanıdık” laflarına aldırmadan o en güzel gününüzde sanatını size en iyi şekilde yansıtacak olan kuaförü seçin. Bir çok gelinin asil görünümünden ötürü topuzu tercih ettiğini biliyoruz. Ancak siz yine de kuaförünüzün fikrini de alın. Özellikle her saç modelinin her yüze gitmediğini aklınızdan çıkartmayın. Eğer seçiminiz topuzdan yana ise, damatla olan boy farkını da düşünün. Boy farkı eşit veya çok azsa, hatta gelin daha uzunsa topuz biraz daha geriye doğru yapılmalıdır. Kuaförünüz tasarımı yaparken gelinliğinizi ve aksesuarları da görmek isteyecektir. Bu iyi bir uyum için gereklidir.

Gelinliğinizi kuaförde giymek iyi bir tercihtir. Bu arada saçınızın düğün süresince bozulmayacağı konusunda da kuaförünüzden garanti isteyin. Tabii kuaförünüzde iyi bir makyöz de bulunmalıdır. Randevu alırken kesinlikle toleranslı davranın. İşinizin bitmesi muhakkak uzayacaktır!

BAZI ÖNEMLİ NOKTALAR

  • Kuaförünüzden 10 – 15 gün önceden randevunuzu alın.
  • Kuaförünüzle düğün gününden bir gün önce görüşüp randevunuzu netleştirin.
  • Kuaförünüze gelinlikçinizden aldığınız aksesuarları götürün.
  • Gerekiyorsa önceden bir deneme saçı yaptırmayı tercih edebilirsiniz.
  • Kuafördeki işinizin ne kadar süreceğiyle ilgili programı önceden düzenleyin.
  • Kuaförünüzde gelinliğinizi giyebileceğiniz uygun bir yer olmalıdır.
Kategoriler
Düğün Hazırlık

DAVETİYENİN İNCELİKLERİ

Davetiye de yapılması gereken, “olmazsa olmaz” türden bir gelenektir. Davetiye, düğün töreninin yer ve zamanını davet edilen kişi veya aileye bildirdiği gibi, aynı zamanda üzerinde taşıdığı LCV (LütfenCevap Veriniz) gibi bir ibare ile de, davetlinin düğüne gelip gelemeyeceğinin düğün sahibine bildirilmesi gerektiğini hatırlatması gibi bir işlevi de vardır.

Genellikle atılmayıp yıllarca saklanması da, o güzel günü hatırlamaya bir vesile olmaktadır.

  • Davetliler listesini 3 ay önceden hazırlayınız.
  • Düğünden 2 ay önce davetiye modelini ve adedini belirleyiniz. Her aileye 1 adet davetiye gideceğini unutmayın.
  • Nikah ve düğün davetini farklı yerlerde yapacaksanız ve bazı kişileri sadece nikaha davet edecekseniz bunların miktarlarını belirleyiniz.
  • Davetiye siparişinizi vermeden önce nikah, düğün yeri ve tarihinin belli olması gerektiğini unutmayınız.
  • Davetiyeye bir telefon numarası da ekleyerek, davet ettiğiniz kişilerin katılıp katılmayacaklarını size bildirebilmelerini sağlayınız. (LCV:Lütfen Cevap Veriniz)
  • Davetiyelerin 1,5 ay önceden elinizde olması gerekir. Şehir dışındaki konuklara davetiyelerini öncelikle yollayınız.
  • Davet etmeyi unutabileceğiniz ve son anda aklınıza gelebilecek kişiler için davetiyeleri %10 civarında daha fazla bastırmalısınız.
  • Prova baskı görmeden baskıya onay vermeyiniz.
  • Sipariş adetleri genellikle 100 adet ve katları olabilmektedir.
  • Matbaa veya ajansla yapacağınız sözleşmede, davetiyenin kod numarasını, yazılacak metni, kullanılacak rengi ve teslim tarihini belirtin.
  • Davetiyenize güzellik ve estetik katacak olan bir özellik de, davetli isminin zarfın üzerine bir hattat tarafından yazılmasıdır.
Kategoriler
Düğün Hazırlık

DÜĞÜNÜNÜZE GERİ SAYIM BAŞLIYOR!

DÜĞÜNÜNÜZE GERİ SAYIM BAŞLIYOR!

5 AY ÖNCE

  • Müstakbel eşinizle bütçenizi belirleyin.
  • Ne tür bir düğün yapacağınıza karar verin.
  • Ailelerinizle fikirlerinizi paylaşın.
  • Davetli adedini belirleyip liste yapın.
  • Uygun mekanları gezin.
  • Organizasyon firmalarıyla görüşün.
  • Düğün mekanına karar verin.
  • Gelinliğiniz için araştırmalara başlayın.
  • Fazla kilonuz varsa diyete başlayın.
  • Eviniz için alışverişe başlayın.

3 AY ÖNCE

  • Alyanslarınızı alın.
  • Çiçeklerinizi belirleyin.
  • Pasta modelinizi seçin.
  • Menünüzü belirleyin.
  • Süsleme türünüzü belirleyin.
  • Smokininizi seçin veya sipariş verin.
  • Davetiyelerinizi seçin ve bastırın.
  • Davetiye zarflarını hattata yazdırın.
  • Nikah şekerinizi sipariş edin.
  • Düğün şarkılarınızı seçin.
  • Gelinlik provalarınızı aksatmayın.
  • DJ ve orkestra seçimizi yapın.
  • Animasyonlarınızı seçin.
  • Video ve fotoğrafçınızı seçin.
  • Balayınız için rezervasyon yaptırın.
  • Yurt dışına çıkacaksanız pasaport ve vizenizi kontrol edin.
  • Nikah dairesindeki işlemlerinizi tamamlayın.
  • Hediye listenizi belirleyin ve duyurun.
  • Kan uyum testi yaptırın.

1 AY ÖNCE

  • Düğün mekanıyla sözleşmenizi yapın.
  • Catering anlaşmanızı yapın.
  • Pasta siparişinizi verin.
  • Davetiyeleri davetlilere ulaştırın.
  • Nikah memurunuzu belirleyin.
  • Müstakbel eşinizin hediyesini alın.
  • Şehir dışından gelen misafirler için yer ayırın.
  • Balayı seyahatinizin işlemlerini tamamlayın.
  • Gelinlik aksesuarlarınızı alın.
  • Salonda prova yapın.
  • Cilt ve vücut bakımı yaptırın.
  • Sağlık kontrolünden geçin.
  • Kuaförünüzü, makyözünüzü belirleyin.
  • Nikah şahitlerini belirleyip, kendilerine haber verin.
  • Video ve fotoğrafçı ile anlaşma yapın.
  • Çiçek ve süslemeci ile anlaşın.
  • Müzik, ışık ve animasyon ekipleri ile anlaşma yapın.

1 HAFTA ÖNCE

  • Gelinliğinizi / smokininizi teslim alın, deneyin.
  • Yüzüklerinizi hazırlayın ve deneyin.
  • L.C.V. sonuçlarını kontrol edin.
  • Bütçenizi kontrol edin.
  • Balayı için bavulunuzu hazırlayın.
  • Seyahat acentenizle teyitleşin.
  • Şahitlerinizin gelebildiğinden emin olun.
  • Resmi işlemlerin tamamlandığından emin olun.
  • İşyerinizle izin konusunda anlaşın.
  • Yerleşim planı hazırlayın.
  • Düğün aracınızı ayarlayın.
  • Evinizi yerleştirin, eksikleri giderin.
  • Kesinleşen davetli sayınızı, hizmet veren firmalara bildirin.
  • Yapılacak konuşma metnini hazırlayın / kontrol edin.
  • Gelin ayakkabınızı yumuşatmak amacıyla evde giyin.
  • Güzellik salonunda son kez bakım yaptırın.
  • Düğün töreni yerine gidin ve müstakbel eşinizle bir prova yapın.
  • Saçınıza, makyajınıza karar verdikten sonra bir kez deneyin.
  • Gelin buketinizin siparişini verin.
  • Bekarlığa veda partisi verin.
  • İlk dansınızın provasını yapın.

1 GÜN ÖNCE

  • Düğün planı listenizi son kez kontrol edin.
  • Düğün aracınızın saatlerini teyit edin.
  • Mekanın hazırlanmasını kontrol edin.
  • Mönüyü son kez kontrol edin.
  • Pastanın yapıldığını kontrol edin.
  • Nikah şekerlerini kontrol edin.
  • Davetli sayısını son kez kontrol edin.
  • Ödemelerinizi son güne bırakmayın.
  • Müzik ve ışıklandırmayı kontrol edin.
  • Videoyu ve fotoğrafçıyı kontrol edin.
  • Kuaför, makyöz randevunuzu teyit edin.
  • Animasyonların hazır olduğunu kontrol edin.
  • Yolda çocuklara verilecek zarfları hazırlayın.
  • Geç yatmayın, uykunuzu alıp dinlenin.

DÜĞÜN GÜNÜ

  • Ilık bir banyo yapıp rahatlayın.
  • Kuaförünüze gidin.
  • Makyajınızı tamamlayın.
  • Gelinlik ve smokininizi giyin.
  • Parfümünüzü sıkın.
  • Tuvalete gitmeyi unutmayın.
  • Hafif bir şeyler yemeyi unutmayın.
  • Fotoğraf çekimlerinizi bitirin.
  • Tören yerine bir saat önceden gidin.
  • Gelin odasında kıymetli eşya bırakmayın.
  • Gelen çiçekleri teslim alacak kişiyi belirleyin.
  • Oturun, sakinleşin ve dinlenin.
  • Rahat olun ve bu günün keyfini çıkarın.
Kategoriler
Düğün Hazırlık

Makyaj Studyosundan Makyaj Önerileri

Doğru makyajın sırları

Makyaja başlamadan önce yapacağınız ilk şey cildinizi size en uygun temizleyici ile temizlemek ve yine cilt tipinize uygun bir krem ile nemlendirmektir

Çabuk makyaj yapmanın sırları

Çok az bir zamanınız var ve hemen evden çıkmanız gerekiyor.Peki bu durum da makyajınız ne olacak?

İşte size, adım adım hızlı makyaj önerileri:

Teniniz

Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarındaki renkler öncelikli olsun.

Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı.

Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.

Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin.

Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.

Gözler

Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.

Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.

Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölge oluşturun.

Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.

Dudaklar

Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin ve kalemi ya parmağınızla yada pamuklu çubukla dağıtın

Fırça ile rujunuzu sürün.Fırça rujdaki fazla yağı alır ve kalıcılığını arttırır. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekledikten sonra hazırsınız demektir.

 

***       ***

 

Bu hataları sakın yapmayın!

Göz kalemi: Gözlerinizin sadece dışına kalem çekmek onları olduğundan daha küçük gösterir. Kalemi gözlerinizin iç köşesinden, kaşlarınıza doğru uzanan dış köşeye kadar çekin.

Allık: Çok parlak, çok koyu ya da çok soluk gölgelerden uzak durun. Yüzünüzdeki uyumsuzlukları allıkla kapamaya çalışın. Eğer allık işe yaramıyorsa yanlış rengi kullanıyorsunuz demektir. Allığı elmacık kemiklerinizde kullanın. Eğer cildiniz yağlıysa içinde portakal pigmenti olmayan bir allık seçin.

Ruj: Ruj almaya gittiğinizde makyajlı olmamaya dikkat edin. Böylece teninize uygun renkleri daha kolay anlayabilirsiniz. Ruj renklerini elinizde denemeyin çünkü dudağınızın vereceği gölgeyi yakalayamazsınız.

 

***     ***

 

BRONZ TEN VE KİRAZ DUDAKLAR ELDE ETMENİN PÜF NOKTALARI

Bronzlaştırıcınızı şeffaf bir dudak parlatıcısıyla eşleştirmek yerine, kiraz rengi rujlara yönelin. Bronz tenin nötr renkte bir dudak parlatıcısıyla mükemmel eşleştiğini düşünseniz de, bu sefer capcanlı bir ruj deneyin, sonucu beğeneceksiniz. Bronzun sıcaklığı dudağınızdaki hayat dolu renkle başarılı bir kontrast yaparak sizi son derece seksi bir görünüme kavuşturacak. Üstelik kırmızı tonlarındaki parlak renkler bronz tenin sağlıklı görünümünü vurgulayıp, size daha dikkat çekici bir ifade kazandıracaktır. Başlangıç olarak bronz rengi, yanaklarınızdan başlayarak şakaklarınıza doğru sürün. Sonra rengi, alnınıza, burnunuza ve çenenize de uygulayın. Çilek rengi bir dudak kalemiyle dudağınızın içini doldurun.Bir kat kalem sürerseniz, parlatıcınız daha kalıcı olacaktır. Kalemi kullandıktan sonra, dudaklarınıza canlı tonda bir parlatıcı sürün. Yüz ve dudaklarınızı bu şekilde ön plana çıkardıktan sonra, gözleriniz için nötr bir renk kullanın. (koyu erik rengi gibi)

BUĞULU BAKIŞLARA NE DERSİNİZ?

Buğulu bakan bir çift göz, seksilik bakımından, bir büstiyer veya mini etekle eş değerdir.Göz altınızı teninizden bir yada iki ton ile aydınlatın.Gözün üst kapağının içine alta koyu kahve göz kalemi sürün.Gözün alt dış çizgisine de çok az kalemi geçin ve pamuklu çubukla onu gölge gibi dağıtın.Çekiciliğinizi dayanılmaz kılmak istiyorsanız da, buğulu bakışlara uçuk pembe dudaklar ekleyin. Pembenin sıcaklığı gözdeki karanlık gölgelerle dramatik bir kontrast oluşturuyor

Yüzünüzdeki güçlü silah: Kaşlarınız!
Yüzünüzdeki ifadeyi ve bakışlarınızın etkisini güçlendirecek en önemli silahlardan biri, kaşlarınız…

Tabiki yüzünüze uygun olarak biçimlendirilmişlerse!
Peki bunu nasıl mı tespit edeceksiniz?
– Kaşlarınızı yüzünüze en uygun şekilde biçimlendirmek için elinize uzun bir çubuk, kalem vs. alıp aynanın karşısına geçin.
– Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek şekilde dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.
– Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.
– Makyaj sırasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.
– Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; koyu kahverengi veya füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler halinde boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.

Kategoriler
Evleneceklere Öğütler

Hangi düğünde nasıl gelinlik?

Hangi düğünde nasıl gelinlik?

 

 

               Geleneklerimize göre gelinlik, düğünden birkaç ay önce seçilir ve aksesuarlarla birlikte denenmelidir. Gelinlik, gelinin kişiliğini yansıtmalı ve vücuduyla büyük bir uyum içerisinde olmalıdır.

                Klasik bir düğün için, beyaz ya da fildişi renklerde ipek veya dantelden, uzun bir gelinlik ve de gelinliğin yarısı ya da üçte biri uzunluğunda tül duvak tercih edilmelidir. Eğer gelinliğiniz dekolte ise, dilerseniz dirseklerinize kadar uzanan eldiven; kapalı bir gelinlik ise bileklerinize kadar uzanan ve gelinlikle aynı tona sahip saten veya dantel eldiven takabilirsiniz. Düğün yaz mevsimine denk gelmiyorsa, ten renginde çorap ile saten çamaşırlar geleneksel bir gelinliği mükemmel bir şekilde tamamlayacaktır…

                 Pek resmi olmayan ve modern bir düğün planlıyorsanız, giyebileceğiniz gelinlik seçenekleri artar. Modayı yakından takip etmek isteyen bir gelin adayıysanız, bu sene İtalyan modacıların başlattıkları uçuk pembe, gök mavisi ve gümüş gibi farklı renklerde gelinlik trendinden siz de faydalanabilirsiniz… Duvağınız daha kısa, yalnızca yüzünüzü kapatacak uzunlukta olabilir. Hayallerinizdeki düğün bol müzikli, eğlenceli ve dans ağırlıklı ise; nikahtan hemen sonra kolaylıkla çıkarabileceğiniz bir duvak modelini ve az topuklu ayakkabıları tercih etmelisiniz. Eldiven bu tarz düğünler için pek de uygun olmayabilir.

                 Bir kır düğünü düşlüyorsanız, bu durumda daha sade ve hafif kumaşlardan yapılmış bir gelinlik tercih etmelisiniz. Unutmayın ki; gelinlikte fazla ayrıntı, bu tarz düğünler için yanlış bir seçim olabilir…

Kategoriler
Düğün Hazırlık

Düğün Müziği Seçimi

Düğün Müziği Seçimi

 
Mekanın kötü koşullarını güzel bir müzik seçimiyle düzeltebilirsiniz. Fakat iyi bir mekan da kötü müzik seçimiyle düğün gecenizi sıkıcı hale getirmeniz olası bir durumdur. Hayatınızın hiçbir döneminde “müzik ruhun gıdasıdır” deyimini unutmayın! Dans etmek, müzik dinlemek, bir ritme ayak uydurmak, kişiyi motive eder. Hatta bir çeşit terapi bile diyebiliriz.

 

Düğününüzde çalması için seçeceğiniz müzikler günün trendini yakalaması gerektiği kadar, Türk düğünlerinde uzun yıllardan bu yana çalınan sabit müzikleri de unutulmamalıdır. Kültürümüzün dans çeşidi olan folklor ve halay düğünlerde de yerini almaktadır. Müziğinizi seçerken her yaş kesimine ve her iki aileye uygun olanı seçmelisiniz.

 

Aynı zamanda gelin ve damadın giriş müziği, ilk dans müziği, pasta müziği gibi özel müzikler de seçmelisiniz. Bu seçimi yaparken müstakbel eşinizle beraber karar vermeniz, anınızı daha da romantik kılacaktır.

Kategoriler
Evleneceklere Öğütler

Kimlerle evlenilir?

Kimlerle evlenilir?
Sual: Dinimizde ırk ayrımı var mıdır? Zenci ile, Alman ile, Japon ile, çingene ile, Sünni ile alevi ile, Hıristiyan ile, Budist ile, ateist ile evlenmenin sakıncası var mıdır?
CEVAP
Erkek veya kadın olduğunuzu yazmamışsınız. Çünkü cevap farklı olur. Dinimizde, Müslüman erkeklerin Ehl-i kitap [Hıristiyan veya Yahudi] olan kadın ile evlenmeleri tahrimen mekruh olsa da caizdir. Fakat Müslüman bir kadının Ehl-i kitap olan erkek ile evlenmesi caiz değildir. Evlenmeye niyet ettiği an Müslümanlıktan çıkar. Müslüman erkek de, Müslüman kadın da Budist ile, Ateist ile evlenemez. Evlenen, Müslümanlıktan çıkmış olur.

Dinimizde ırk ayrımı kesinlikle yoktur. Din ayrımı vardır. Çingene olmak, zenci olmak bir ırktır. Salih bir Müslüman ise evlenmekte hiçbir mahzur yoktur.

Bir kadın, Müslüman olan Alman ile veya Japon ile evlenebilir. Ancak, o kimsenin salih olması önemlidir. Namaz kılması ve haramlardan sakınması lazımdır.

Erkeğin de, evleneceği kadın da aradığı özelliklerin içinde, namaz kılması ve tesettüre riayet etme başta gelir. Ben Müslümanım diyen bir kadın, eğer namaz kılmıyorsa, tesettüre riayet etmiyorsa onunla evlenmek günah olur. Ben Müslümanım diyen bir erkek de, namaz kılmıyorsa, içki, zina, hırsızlık gibi haramlardan sakınmıyorsa, onunla da evlenmek günah olur. Çünkü Şir’at-ül İslam kitabındaki hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kızını fasıkla evlendirenin duası ve ibadetleri kabul olmaz.)

(Fasık erkekle evlenmeye razı olan kimsenin, kabrinden kalkarken, alnında, “Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiş” yazısı bulunur.)

(Şefaatime kavuşmak isteyen, kızını fasıkla evlendirmesin!)

[Fasık, açıktan günah işleyene denir. Mesela namaz kılmayan, tesettüre riayet etmeyen fasıktır. Fasıkla, yani açıktan günah işleyenle evlenmek doğru değildir. Hele inancı bozuk birisi ile evlenmek hiç doğru değildir.]

Müslüman erkek de, edebi, hayâsı, ahlakı güzel olan, dinini, imanını, İslam’ın şartlarını öğrenmiş, İslamiyet’e uyan, sokakta dinin emrettiği şekilde giyinen namuslu bir kız ile evlenmelidir. İffet sahibi, dinini kayıran saliha bir kız aramalı, illâ da (Malı çok, güzel bir kız olsun) dememelidir. Mal için, güzellik için, ırk için, renk için iffeti ve salahı [dine olan bağlılığı] elden kaçırmamalı!

İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Kadın, ya malı için veya güzelliği için, yahut da dindarlığı için alınır. Siz dindar olanını alın! Malı için alan malına kavuşamaz, yalnız güzelliği için alan, güzelliğinden mahrum kalır.) [Müslim]

(Güzelliği ve malı için bir kadınla evlenen, ikisinden de mahrum kalır. Dini için, saliha olduğu için evlenene, mal ve güzellik de nasip olur.) 
[Taberani]

Netice:
 Erkek olsun kadın olsun, evleneceği kişinin, haramlardan kaçan, ibadetlerini yapan, güzel ahlaklı biri olması lazımdır. Sadece boyuna bosuna, kaşına gözüne bakan, ulu sözü dinlemeyen, dünyada ve ahirette uluyakalır.

Ölçü şudur: Evlenilecek kişinin iyi insan yani salih müslüman olmasıdır. Irkı ve rengi önemli değildir.

Sual: 
Evlenirken neye dikkat etmeli, ince eleyip sık dokuyunca uygun kimse yok gibi, ne tavsiye edersiniz?
CEVAP
Evlenmek isteyenler, dinimizin bildirdiği tavsiye, emir ve ahlaka önem vermelidir. Dış görünüşe aldanıp da yanlış karar vermekten sakınmalıdır. Çünkü evlilik hayatına başladıktan sonra, geri dönmek zordur ve kötü huylu kimsenin, bundan sonra düzeltilmesi de kolay değildir.

Aradığımız vasıfların önemli olanları karşı tarafta var ise, karar vermek için yeterli sayılabilir. Gereğinden fazla ince eleyip sık dokuyan, kendine bir türlü eş beğenemeyen, kolay kolay evlenemez.

Bulunması gereken vasıflar yoksa, (Onunla evlenmek istiyorum) diye ısrar eden gençlerin, bu yolda şuursuzca hareketlerle ana babalarını üzmeleri çok yanlıştır. Ana babalar da, aranan gerekli vasıflar var ise, maddi menfaatler gibi basit sebepler yüzünden gençlerin evlenmesine mani olmamalıdır.

Dört dörtlük bir talip bulmak elbette çok zor, hatta imkansızdır. Kusursuz eş arayan eşsiz kalır.

Sual:
 Bir gençle konuşuyoruz. Dini bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim. Çünkü evlenince hepsini yaparım diyor. Genç salih biri değil diye babamın bu işe kesinlikle rızası yok. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
CEVAP
Flört döneminde, gençler açık vermemeye çalışır. Nazik, uysal görünür. Evlendikten sonra, gerçek kimliği ortaya çıkar. (Dini bilmiyor, namaz kılmıyor, fakat ben onu düzeltirim) diyorsunuz. Kimin kimi düzelteceği sonra yani evlenince belli olur. Önce dinini öğrensin! Namaz kılmaya da başlasın. (Evlenince hepsini yaparım) demesine itibar edilmez.

Babanızın dediği gibi, şu anda onunla evlenmek uygun değildir. Dinimizde böyle kimseye fasık denir. Fasık, dinsiz demek değildir. Açıktan günah işleyen kimse demektir. Fasıkla evlenmek bile uygun değilken, dinsiz ile evlenmek asla caiz olmaz.

Anne ve babalar, kızlarını fasıkların, kötü kimselerin bulunduğu yere göndermemeliler. Onlar orada, uygunsuz, hatta dinsiz insanlar ile tanışabilirler. Böyle yapıp, başlarına felaket gelince, (Şimdi suç bizde mi?) diyen anne babalara, elbette suça sebep sizsiniz diyoruz.

İslam dinine göre müslüman olmadan evlenilmez. (Evlenince müslüman olurum) veya (Evlenince namaz kılarım) gibi sözlere itibar edilmez.

Sual: Namaz kılmayan birisi ile, ileride kılar ümidiyle, tesettürsüz bir kız ile ileride kapanır ümidiyle evlenmek uygun mudur?
CEVAP
Namaz kılmadıkça, kapanmadıkça evlenmek uygun değildir.

Sual: Çirkin ve fakir biri ile evlenmek uygun mudur?
CEVAP
Evlenilecek kimsenin sadece dindar olması kâfidir. Zengin ve güzel olursa daha iyidir. Fakat dindar olmazsa zenginlik, güzellik işe yaramaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kadın, malı, güzelliği, asâleti ve dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar olanı seç ki, maddi ve manevi nimete kavuşasın!) [Buhari]

(Kadını güzelliği için alma, güzelliği onu helake sürükleyebilir. Sırf malı için de alma, malı onu zarara sokabilir. Dindar olanla evlen!)
 [İbni Mace]

Salih kimse ile evlenirken fakirlikten korkmamalı. Çünkü Allahü teâlâ, (Eğer fakir iseler, Allah onları, [evlenmeleri sayesinde] fazlı ile zengin yapar) buyuruyor. (Nur 32)

Sual:
 Teyze çocuklarının evlenmesi mekruh mudur?
CEVAP
Evet tenzihen mekruhtur. Amca çocukları da öyledir.

Sual:
 Zina etmiş biri ile evlenilir mi?
CEVAP
Dört mezhepte de, zina eden, zina etmemiş birisi ile veya zina etmemiş olan, zina etmiş biri ile evlenebilir. (Cessas)

Sual:
 Cinlerle evlenilir mi?
CEVAP
Cin ile evlenmek, Şafii mezhebinde caiz, Hanefi’de caiz değildir. Cinnin çoğalması gaz [hava] iledir. Bundan dolayı, cin ile evlenmek, hakiki evlenmek değildir. Cin, insan şekline girip evlendiği de söyleniyor. Bu âlimler, (Belkıs, cin ile insan arasında hasıl olmuştur) diyorlar. Cinden, cin ile uğraşanlardan uzak durmak gerekir.

Sual:
 Radyodaki spikere, TV’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Böyle birisine gönlüm düştü. Ondan başkasını gözüm görmüyor. Bunun doğru olmadığını da biliyorum, bu sıkıntıdan kurtulmak için ne yapayım? Ne derseniz yapacağım.
CEVAP
Birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber efendimiz, (Sevgi insanı sağır ve kör eder) buyurmuştur. Sağıra ne anlatsanız duymaz, köre de ne gösterseniz görmez.

Radyodaki spikere, TV’deki sunucuya gönlü düşen ne yapmalıdır? Tabir caizse, feleğin çemberinden geçmiş, acı tecrübeler kazanmış, his değil, aklı ile karar veren müslüman yaşlı kimselerin nasihatlerine kulak vermek gerekir. (Bu sıkıntıdan kurtulmak için ne derseniz yapacağım) diyorsunuz. Onu hatırlatacak şeylerden uzak durmalı, onun kanalını hiç açmamalıdır. Gözden uzak olunca, gönülden de uzak olur. Tecrübeler gösteriyor ki, bu cins ateşler, zamanla külleniyor. (Ondan başkasını gözüm görmüyor) deseniz de, daha başkalarını göreceğiniz günler gelir. Onlar için de aynı şeyleri söylersiniz. Ana-babanızla ve kardeşlerinizle iyi geçinmeye çalışın! Kendinize faydalı bir meşgale bulun! Bir işi olan kimse, başka işleri unutabilir. Bu yaşta, genelde çok kimse, sizin gibi olur. Çok gençsiniz, birkaç sene sonra bu halinize gülecek ve belki de bize hak vereceksiniz. Namazınızı aksatmadan kılın. Doğru kılınan namaz insanı her kötülükten korur.

Sual:
 24 yaşındayım, bugüne kadar hiç kız arkadaşım olmadı. Bazı sebeplerden dolayı olmadı. Onlardan birisi de şu, karşı cinse saygı duyuyorum ve onunla eğlenmek istemiyorum.Yaş ilerledikçe kız arkadaşa ihtiyaç duyuyorum. Çünkü kendimi çok yalnız hissediyorum. Dua ederken Allahü teâlâdan müslüman bir kızla tanışmayı nasip etmesini istemem caiz olur mu?
CEVAP
Evlenmek niyetiyle olursa caiz olur. Sırf arkadaşlık niyetiyle konuşmak bile caiz olmaz, duası hiç caiz olmaz. Kendinizi yalnız hissediyorsanız erkek arkadaş edinin. Evlenmeye ihtiyaç duyuyorsanız evlenin.

Sual: Bir kızla flört ediyoruz, öpüşüyoruz. Evlenme niyetim beni günahtan kurtarmaz mı?
CEVAP
Kurtarmaz. Evlenmeye karar vermek, günahı işlemeyi mubah kılmaz.

Sual: Dün yazı-tura attım. Evlilik işine karar vermeden önce “Ya Rabbi, eğer bu iş şöyle ise tura getir, böyle ise yazı getir dedim. Bu fala girer mi?
CEVAP
Yaptığınız uygun bir şey değil. Dinimizde istihare vardır. Bir iş hayır mı olacak şer mi olacak istihare ile belli olur. Öyle yazı tura ile olmaz. Dinde bid’at çıkarmamalıdır.

Sual:
 Ehl-i kitap ile evlenmek caiz ise, tesettürsüz bir müslüman kadını ehl-i kitap kapsamında değerlendiremez miyiz?
CEVAP
Ehl-i kitap kadınla evlenmek tahrimen mekruhtur, yani harama yakındır. Müslümanla kitap ehli aynı kapsama alınmaz. Müslüman kadın namaz kılmak ve tesettüre bürünmek mecburiyetindedir.

Sual: Kızımı oğluna isteyene (Sen de oğluma kızını ver) demek caiz midir?
CEVAP
Evet.

Sual: Genç bir kızım. Bir yıllık eşinden ayrılmış bir erkek benimle evlenmek istiyor. Ben de onu sevdim. Neye dikkat etmemi tavsiye edersiniz?
CEVAP
Namaz kılan, namuslu birisi ise, istihare ettikten sonra kararınızı verin! Eğer namaz kılmıyorsa, eski karısına yaptığını size de yapabilir. Çünkü Allah’tan korkmayan kimse, insanları aldatmaktan çekinmez.

Sual: Herhangi bir sebeple evlenemeyen genç, günah işlememek için ne yapmalı?
CEVAP
Evlenene kadar sık sık oruç tutmanız iyi olur. Çünkü Peygamber efendimiz, (Evlenmeye gücü yeten evlensin! Evlenmek gözü haramdan korur. Herhangi bir sebeple evlenemeyen oruç tutsun! Çünkü oruç şehveti kırar) buyurmuştur. (Diyâ)

Sual: Evlenirken kızda hangi özellik aranır? Ahireti kazanmak için, zenginlik şart mıdır?
CEVAP
Evlenirken saliha olanını aramalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Saliha bir kadına kavuşan, dinin yarısını korumuş olur. Geri kalan yarısında da Allah’tan korksun!) [Taberani]

Ahireti kazanmak için, zenginlik mutlaka şart değildir. Bir kimse, namaz ve oruçtan başka ibadet edemediğini, parası olmadığı için zekat, sadaka veremediğini ve hacca gidemediğini, hayır hasenat yapamadığını, halinin, ne olacağını arz edince, Peygamber efendimiz, (Eğer kalbini riya ve hasetten, dilini gıybet ve yalandan, gözünü namahremden ve halka hakaretle bakmaktan korursan, Cennette benimle olursun) buyurdu.

Sual:
 Resulullahın kızları Ebu Lehebin oğulları ile nişanlı imiş, evlenmeden boşanmışlar. Ebu Lehebin çocukları müşrik değil miydi? Bu iş nasıl oldu?
CEVAP
Ebu Leheb, Resulullahın azılı düşmanı idi. Tebbet suresi gelerek, kendisinin ve Resulullahın kapısına dikenleri yığan karısının Cehenneme gidecekleri bildirilince çok öfkelendi. Oğulları Utbe ve Uteybe’ye daha önceleri nişanlı oldukları Resulullahın kızlarını boşamalarını emretti. Bunlar da babalarının sözlerine uyarak, Resulullahın damatlığı gibi bir şerefi ellerinden çıkardılar, müşrikliklerine devam ettiler. Uteybe, Resulullahın huzuruna da gelip, hakaret etti. Resulullah efendimiz de, (Ya Rabbi, buna bir canavar musallat et) buyurdu. Cenab-ı Hak, Peygamberinin duasını kabul buyurdu. Şam’a giderken bir gece, bir aslan gelip, kafile içinde, koklayarak bunu bulup parçaladı.

Bu iki müşrik, o iki hanım kızı boşadıkları zaman, nişanlı idiler, daha düğünleri olmamış idi. Onları boşayarak Resulullahı geçim sıkıntısına sokmak istemişlerdi. Fakat, Hazret-i Osman, bu fırsattan istifade edip, Utbenin boşadığı Hazret-i Rukayye’yi kız olarak nikah etmekle, Resulullahın damadı olmak şerefine kavuştu. Hazret-i Osman, çok yakışıklı ve beyaz bir gençti. Ebu Lehebin müşrik veletlerinden çok daha zengin idi.

Ebu Lehebin oğulları ile nişanlandıklarında, Bekara suresinin, (Kadınlarınızı müşrik erkeklerle evlendirmeyin) mealindeki 221. âyeti henüz inmemişti. Çünkü o zaman İslamiyet daha yeni gelmişti.

Sual: Müslüman bir arkadaş, komşu kızımıza talip oldu. Bize de, (Bu kızın kötü huyları var mı?) diye sordu. Biz de bazı kötü huylarını biliyorduk. Biz bilmiyoruz diyerek bu kötü huylarını saklamamız caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz. Söylenmesi gerekenleri söylemek gerekir.

Kategoriler
Evleneceklere Öğütler

Evlilik görüşmesi

Evlilik görüşmesi
Evlenmeden önceki görüşmede, kız ile erkeğin oturup pazarlığa girişmeleri doğru değildir. Yani sünnet olan o görüşme, pazarlık yeri ve zamanı değildir. Birbirine uygun olup olmadıkları, zaten aileler arasında konuşulur, sorulup araştırılır. Her bakımdan evlenmeleri uygun görülürse, kız ile oğlanın görüşmesi ondan sonra olmalıdır. Namaz kılıyor mu, yeterli geliri var mı, hangi okulu bitirdi, mizacı, huyu nasıldır, ehliyeti var mı, oğlan annesi ile mi oturacak gibi öğrenilmesi istenen şeyler, daha önce aileler arasında konuşulup halledilir. Yani aileler araştırıp, evlenmeye mani halleri olmadıkları meydana çıktıktan sonra, gençlerin, fiziki olarak birbirini görmeleri sağlanır. Bu da çok kısa olabilir.

Görüşme, halvete mani olacak şekilde olmalıdır. Mesela, odanın kapısı, hafif aralıklı olmalı veya kızın mahrem bir erkek akrabası bulunmalı, yahut erkeğin mahrem bir kadın akrabası olmalı. Mesela annesi, bacısı, halası, teyzesi, ninesi olabilir. Kızın veya oğlanın babası da, içeride durabilir.

Oğlanla kız birbirlerinin dengi ise, buna büyüklerin tavsiye ve tecrübeleri de eklenince, artık ince eleyip sık dokumak uygun olmaz.

Eskiden, çocuklarını evlendirecek olanlar, büyük bir zata sorarlar, o da, uygun dedikten sonra evlendirirlermiş. Zamanla, sormadan iş yapıyor denilmesin diye sormalar başlamış. Uygun denmesine rağmen, (Kız istemiyor, oğlan beğenmiyor) diyerek o zatın sözüne uymuyorlarmış. Bu aileler, tekrar, (Başka bir talip var mı) diye sordurunca, o zat da, (Bizim bulduğumuzu beğenmiyorlar, kendileri at pazarından baksınlar) dermiş.

Şu halde, kime danışıyorsak, söz dinleyeceksek danışmalıyız, dinlemeyeceksek hiç danışmamalıyız.

Kategoriler
Evleneceklere Öğütler

Evlenecek erkeklere tavsiyeler

Evlenecek erkeklere tavsiyeler
Müslüman bir gencin, benim evlenme vaktim geldi demesi için, önce dinini iyice öğrenmiş olması gerekir. Ondan sonra sünneti yerine getirmek niyetiyle evlenmelidir. Edebi, hayası olan, güzel ahlaklı, dinini, imanını, İslam’ın şartlarını öğrenmiş, İslamiyet’e uyan, sokakta dinin emrettiği şekilde giyinen bir kızla nikahlanmalıdır. İffet sahibi, dinini kayıran bir kız aramalıdır. İllâ da (Kötü olsun, yeter ki malı çok, güzel bir kız olsun) dememelidir. Mal için, güzellik için iffeti ve salahı elden kaçırmamalıdır.

Şunlara riayet eden erkek mutlu olur:

1-
 Eşine karşı her zaman, güzel huylu olmalı. Allahü teâlâ iyi huylu olanları sever, huysuzları sevmez. Eşini incitmek haramdır. Ona karşı her zaman, yumuşak davranmalı. Eve gelince selam verip hâl ve hatırını sormalı, şakalaşmalı. Eşi ile oynamak sevaptır. Sıkıntısını, düşmanlarını, borçlarını söyleyerek onu üzmemeli. Üzüntülü ise, onu çok sevdiğini, söyleyip halini sormalı, tatlı şeyler söylemeli.

Bir hadis-i şerif meali:
(Müslümanların en iyisi, en faydalısı, eşine karşı iyi ve faydalı olandır.) [Nesai]

2-
 Yapması zor olan şeyleri bile inşallah yaparım diye söz vererek gönlünü almalı. Çünkü o, kendisine alışmış olan dostu, dert ortağı, yemeklerini yapan, çocuklarını yetiştiren fedakâr eşidir.

3-
 Çocuk terbiyesinde, ona yardımcı olmalı. Bebek, gece gündüz ağlayıp anasına hiç rahat vermeyen, onu insafsızca üzen bir alacaklıdır. O halde, ona yardım edene, Allahü teâlâ yardım eder.

4-
 Ona, gücü yetiyorsa o şehirde âdet olan elbisenin, ziynetlerin en kıymetlisini almalı. Sokağa çıkarken, bunları da örtmeli, yabancıya göstermemeli. Helalinden en iyi gıdalar almalı. Yemeği yalnız yememeli. Çoluk çocukla yemek sevaptır. Eve nafaka alırken kısmamalı, israf da etmemeli. Çoluk çocuğa verilen paranın sevabı, sadaka sevabından daha çoktur. Nafaka temin edemeyenin evlenmesi haramdır.

5-
 Eşi ile iyi geçinmeli. Onu azarlamamalı, yüksek sesle konuşmamalı. Mala ve namusa hıyanet etmeyen kadınları dövmek değil, onları hiçbir suretle üzmek caiz değildir. Dünya işlerindeki kusuru için, dövmek şöyle dursun, acı, sert bile söylememelidir. Kadınların kalbleri ince ve nazik olduğundan, birbirlerini çekemeyenleri çoktur. Bu bakımdan, bilhassa yeni evliler, uyanık olmalı, ana, kız kardeş ve başka kadınların, eşini çekiştirmelerine aldanmamalı, böyle şeyler söylenmesine fırsat vermemeli. Böyle sözlere uyarak eşini incitmekten sakınmalı. Anası ve kız kardeşleri için eşinin söylediklerine karşı da uyanık olmalı. Anaya eziyet edilmesine fırsat vermemeli. Anasına, kendisi, eşi ve çocukları, muhakkak saygı göstermeli. Ana babaya, kayın valide ve kayın pedere saygı, hizmet edilmesi birinci vazife olmalı. Büyüklerin rızasını, duasını almaya çalışmalı, hayır dualarını, büyük kazanç bilmeli.

6-
 Huysuzluğunu yumuşak karşılamalı. Onunla iyi geçinmeye çalışmalı. Akıllı eşler, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, ahmaklık alametidir. Huysuz kimsenin eşi, devamlı üzülerek sinirleri bozulur. Sinir hastası olur. Böylece çeşitli hastalıklar meydana gelir. Eşi hasta olan kimse, perişan olmuş demektir. Eşinin hizmet ve yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerine çare aramakla geçer. Bütün bu sıkıntılara kendi huysuzluğu sebep olmuştur. Ne yazık ki bu pişmanlığının faydası olmaz. O halde; eşine yapacağı huysuzluğun zararı kendine olur. Ona karşı, hep güler yüzlü, tatlı dilli olmaya çalışmalı!

7-
 Huyu değişirse, suçu kendinde bulup, ben iyi olsaydım, o da böyle olmazdı, demeli.

8-
 O kızınca, susmalı. Böylece, pişman olup, özür dileyebilir. İyilikleri görülünce Allah’a şükretmeli ve ona dua etmeli. Öyle davranmalı ki, eşim beni çok seviyor intibaını vermeli.

9-
 Günah olmayan kusurlarını görmemeli. Günahlardan vazgeçmesini, namaza, oruca ve gusle devam etmesini tatlı ve yumuşak sözlerle anlatmalı. Kıymetli şeyler alacağını söz vererek ibadetleri yaptırmalı, günahlarını önlemeli. Ayıplarını, sırlarını, herkesten gizlemeli. Kur’an okumasını ve ilmihalini öğretmeli. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okumalı.

10- Ona, hep hayır dua etmeli. Çünkü, o, evinin bekçisi, aşçısı, terzisi, yoldaşı ve hayat arkadaşıdır.

Kategoriler
Evleneceklere Öğütler

Evlenecek kızlara tavsiyeler

Erkek için de, kadın için de iyi geçinmek, fedakârlık ve sabır ister. (Külfetsiz nimet olmaz) buyurmuşlardır.

İyi geçinmek için, sıkıntılara katlanmak ve her zaman kendini haklı görmemek gerekir. Ben haklıyım demek geçimsizliğe yol açar.

Tecrübeli ve Müslüman bir annenin, asırlar önce kızına verdiği bir öğüt:

Doğup büyüdüğün, senelerce yaşadığın bir yuvadan çıkarak, yabancı bir yere gidecek, huyunu, suyunu bilmediğin bir insanla yaşayacaksın.

Sen ona yer ol ki, o sana gök olsun.

Sen ona ev ol ki, o da evin direği olsun.

Sen ona cariye ol ki, o da sana köle olsun.

Ona sıkıntı verme ki sevgisini azaltmasın.

Ondan uzak kalma ki, seni unutmasın!

Onun gözünü, burnunu ve kulağını koruyasın ki, gözü senden başkasını görmesin, senden başkasının kokusunu almasın ve senden hep güzel şeyler işitsin.

Evinde otur, ev ve el işleriyle meşgul ol!

Yiyecek, içecek hususunda o ne getirirse, onunla kanaat et ve şunu bunu alamıyoruz diye asla şikayette bulunma!

Koca hakkını kendi hakkın üzerine tercih et!

Kocanın akrabasının hakkını da önde tut!

İntizama ve temizliğe dikkat et!

Komşularınla iyi geçin, onlardan gelecek sıkıntılara katlan!

Bilhassa komşular arasında laf getirip götürme! Dedikodudan kaç!
Namazlarını vakit girer girmez kıl!

Aşağıdaki mektup, tecrübeli bir annenin kızına yazdığı nasihatlerdir:

Yavrum! Şimdi sana kırk yıllık evliliğimin tecrübelerine dayanarak bazı nasihatlerde bulunacağım. Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir ömür geçirdiğin gibi, ahirette de ebedi saadete ulaşırsın.

1-
 Kanaatkâr ol! Yani, kocan tarafından getirilen yiyecek ve giyecek her şeyi memnuniyetle kabul et! Çünkü, kanaat, kalbi huzura kavuşturur.

2-
 Söylenenleri daima iyi dinle ve kocanın meşru emirlerine itaat et!

3-
 Evin ve her şeyin her zaman, temiz, muntazam ve düzenli olsun!

4-
 Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin! Açlık insanı huysuz eder, uykusuzluk ise, öfkelendirir.

5-
 Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru! Yaptığın işleri, iyilikleri başa kakma! İyiliğe karşı iyilik çabuk unutulur, fakat kötülüğe karşı yapılan iyilik unutulmaz.

6-
 Eşinin yakınlarına güzel muamelede bulun! Kocanın hatalarını, yalnız iken, yumuşak bir şekilde söyle!

7-
 Kocanın sırlarını hiç kimseye söyleme! Karı-koca arasındaki sırlar kabre beraberlerinde gömülmelidir.

8-
 Eşinin üzüntüsünü ve neşesini paylaş! Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaşı ol! Yalan, yuvayı içten içe yıkan bir kurttur.

9-
 Aranızdaki problemleri kendiniz halledin! Sakın bunları, bize ve başkasına taşıma! Kimseden medet umma!

10-
 Kocandan, almakta zorlanacağı, gücünün yetmeyeceği şeyleri isteme!

11-
 Kadının güzel huylusu, eşine Cennet nimetidir. Sen kocana Cennet nimeti ol! Azap çektirme!

12-
 Bunları yapabilmen, ancak, onun isteklerini kendi isteklerine, onun rızasını kendi arzularına tercih etmenle mümkün olabilir. Hep kendi istek ve arzularını ön plana çıkartırsan, bu nasihatleri tutman mümkün olmaz.

13-
 Beş vakit namazını şartlarına uygun kılmazsan zaten bu, felaket olarak sana da kocana da çocuklarına da yeter. Beş vakit namazın doğru olması için gusül ve abdestin doğru olması lazım. Bunların faydasını görmen için itikadının doğru olması lazım. Doğru itikad ehl-i sünnet itikadıdır. Her şeyden önce bunları öğrenin ve tatbik edin. Bunlar varsa her şey zamanla düzelir.